Bugün, 30 Ağustos Zaferi’nin 103’nci yıl dönümünü, yüreklerimizde aynı coşku, aynı heyecan ve aynı minnetle kutluyoruz.
103 yıl önce, 30 Ağustos 1922 sabahında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emrini verdiğinde, aslında o emir yalnızca kahraman Mehmetçiğe değil; Anadolu’nun bağrında diriliş mücadelesi veren tüm bir millete söylenmişti.
Ve o gün, işgal altındaki topraklarımızda yalnızca düşman değil; esaret zincirleri, çaresizlikler ve umutsuzluklar da yenildi.
30 Ağustos; milletimizin bağımsızlık aşkının, hürriyet sevdasının, vatan sevgisinin ete kemiğe bürünmüş hâlidir.
Bu zafer, yalnızca bir meydan muharebesinin kazanılması değildir; bu zafer, Türk milletinin var olma iradesinin, “Ya istiklal ya ölüm!” haykırışının dünyaya duyurulmasıdır.
Milletimiz, 30 Ağustos Zaferi ile, kendisini tarih sahnesinden silmek isteyenlere unutulmayacak bir ders vermiştir. Bu zaferle birlikte dünyaya ilan etmiştir ki; Türk milleti hür doğmuş, hür yaşamış, hür yaşamaya da devam edecektir!
Bugün bizlere düşen görev; 30 Ağustos’un ruhunu, birlik ve beraberlik duygusunu, bağımsızlık aşkını sonsuza dek yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.
Bu büyük zaferi bizlere armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan uğruna canını seve seve feda eden aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Yüce Türk Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!
Ne mutlu Türk’üm diyene!